T.C. Mİllî Eğİtİm BakanlIğI
NİĞDE / BOR - Bor İrfan İlk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

:: Verimli Ders Çalışma Teknikleri ::

:: Verimli Ders Çalışma Teknikleri ::

Sevgili öğrenciler;
Hayat mutlu huzurlu yaşamak için vardır ve yaşam biçiminizi idealleriniz doğrultusunda şekillendirecek olan sizlersiniz. Hayatınıza yön vermede kullanacağınız yegane metot eğitimdir. Bu sebeple sizlerin arzuladığınız amaçlara gelmeniz için sistemli bir çalışma tekniği gerekmektedir. Bu gün çalışma deyince akla hep çok çalışma gelmektedir. Halbuki sonuç alanlar devamlı, dengeli ve etkili çalışma yapanlar olmaktadır. Unutulmamalıdır ki; Bilgi birikimi, sistemli çalışma ile elde edilir.

Sizlerin geleceğe daha güvenli adımlar atmanız ve başarılı olmanız için deneyim ve tecrübelerimizin yanında bilimsel verilere dayalı olarak bu eğitim seminerini hazırlayıp sizlere sunmaya karar verdik. Bu seminerin bundan sonraki çalışmalarınıza ışık tutacağını ümit ediyoruz.

"Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez"

GIDA YÖNÜNDEN: Beynin daha iyi çalışması glikoz ve oksijene bağlıdır. Bu bakımdan ders çalışan arkadaşların bilhassa belli miktar kuru üzüm veya bal alması ve temiz bir havada ders çalışması yerinde olacaktır. Sigara içen veya sigara dumanlarına maruz kalan bir arkadaşın zihni performansı düşülecektir. Aynı zamanda nikotinin kanı pıhtılaştırma etkisi olduğundan kanın beyine daha az süratte gitmesi mevzu bahistir. Bu nedenle beyin ve kalp infarktusü olabilir. Midenin dolu olması kanın mide damarlarına birikmesine sebebiyet verecek yine beyne kanın az gitmesine, dolayısıyla uykunun gelmesine sebebiyet verecektir.

ZAMAN YÖNÜNDEN: Sabah çalışılan dersler daha kolay hafızaya alınır. Öğleden sonra çalışılan dersler ise zor öğrenilir. Sabah öğrenilen dersler kısa süre hafızada kalır, öğleden sonra öğrenilenler ise daha uzun süre hafızada kalır. Bunu birleştirirsek ilk çalışmaları sabahları veya gecenin sabaha yakın vakitleri, tekrarı ise öğleden sonra yapılmalıdır. Akşamdan sonra ve gece ders çalışma verimsizdir. Bu vakitlerde daha basit konuları çalışmalı veya tekrar etmeli, mümkünse 22:00 - 23:00 civarında yatılmalıdır.

ÇALIŞMA ODASI: Odanın temiz ve düzenli olması ruhta iyi bir tesir bırakır. Havası temiz olmalı. Işığı loş, uyku getirici olmamalı. Duvarlarda poster vs. olmamalı. Ders çalışma verimi düşer ve zaman kaybı olur. Duvarda ve masada bazı ezberlenmesi gereken formüller veya çok önemli olan bazı bilgiler asılı olmalı. Onları göre göre öğrenecektir.

BEYİN CİMNASTİĞİ: İnsan beyni düşündürücü eserleri okudukça yeni hücreler yapılır. ( 18 veya 25 yaşına kadar ) 16 milyar olduğu tahmin edilen hücreler 20 milyara kadar çıkabilir. 25 yaşından sonra ise sürekli beyin hücreleri ölmeye başlar. Bunu ne yapsanız durduramazsınız. Bu günde 7-12 bin civarında ölme mümkündür. 20 milyardan azalmaya başlarsa 80 yaşlarında dahi bir genç dimağ gibi seri karar verebilen, hafızası mükemmel, enerjik olacaktır. Böyle olamayıp 16 milyardan azalma olursa bunama (senil demans) meydana gelecektir. Bu fırsatı kaçırmamış olanlar akıllı ise gereğini yapmalıdırlar.

Öğrenilen bilgiler için hücreler arasında protein sentezi yapılıp bu bilgilerin bunlar üzerinde kaydolunduğu söyleniyor. Çok endişelenen kimselerde Norepinerrin salgılanıp bu protein sentezini imha eder. Öğrenme azalır. Biraz endişe olmalı ama moral yüksek olmalı.

UYKU: İnsanın sabah erken saatlerde ve akşama yakın saatlerde uyumasının olumsuz tesirleri vardır. Sabah uyuyanlarda gün boyu uyuşukluk, akşama doğru uyuyanlarda ise kafada zonklama, ağrı, baş dönmesi gibi psikolojik tesirleri olur. Uyku getiren başlıca faktör gözün ve kulağın beyne depolamak için gönderdiği gereksiz bilgilerdir. Bir de çok su içmek uykuyu getirir. Tabi ki fazla yemek yemek fazla su içmeyi gerektirir. Çok konuşma da insanın beynini yorar. Mecburiyet olmadıkça fazla konuşmamak dikkatin daha iyi olması için önemlidir.

ZAMANI DEĞERLENDİRME: Otobüste, durakta vs. sürekli bir şeyler okumalı. Yemek yerken kolay anlaşılan kitapları bitirebiliriz. Bir çay için 1 saat vakit geçirmemeli. Ya çay içerken bir şeyler okumalı veya öğrenilecek şeyleri başkalarına sormalı veya 5 dakikada çay faslını bitirmeli.

Uygun değildir ama yabancılardan tuvalette dahi yabancı dil öğrenenler vardır. Japonlar haftada 2 kitap, Avrupalılar haftada 1 kitap bitiriyorlar. Türkiye´de hiç olmazsa ayda 1 kitap bitiren kaç kişi vardır? Avrupadaki kahvehaneleri yine Türkler açmıştır ve yine Türkler oralarda vakit geçirmektedirler.

TEMBELLİĞİN SEBEPLERİ: Bazıları tembelliği dikkat ve irade noksanlığına bağlamışlardır, düşünme ve tefekkür azlığına bağlamıştır. Genellikle düşüncesiz insanlar tembeldir. Tembel insanlar genellikle yemeyi, içmeyi, eğlenmeyi, uyumayı düşünürler. Evde pasif rahatı seven, her işi başkasına yaptıran aileler öğrenciler için kötü örnektir. Öğrencinin sınıfı, arkadaşlarının tembel veya çalışkan olması da durumu etkiler. Bu yüzden herkes kendisine zeki, çalışkan ve düzenli ders çalışan, prensip sahibi arkadaşlar seçmeli. Öğretmenlerin adaletli davranıp davranmaması, şahsiyeti ve öğretim metodu da talebeyi etkileyen hususlardandır.

İnsan fıtratında kötülüğe veya gevşetmeye, tembelliğe eğilim özelliği vardır. Zira bu sayılan şeyler bir güç gerektirmeyen şeylerdir. Bazı insanlar yarınları, bugünden daha müsait farz eder. Böylece önemli işleri yarına bırakır. Oysa bunun tam tersi olmak, mesela yemek yerine, su içme ve nefes alma. Bunlardan en önemlisini daha sonraya tehir edebilir miyiz. Aynen onun gibi talebe için en önemli şey ne ise önce onu yapmalı. Her gelen gün kendi meşguliyeti ile gelir.

TEKRAR: Psikoloji " ANLAMANIN EN İYİ YOLU TEKRAR ETMEKTİR." der. Tekrarların arası kısa olmalıdır. Yani, ´bugün çalışıp, uzun bir zaman geçtikten sonra tekrar etmek,´ sanki ilk kez okuyormuş gibidir. Biraz çalışıp onu hemen tekrarlamalı. Bir araştırmaya göre 5 günde 15 defa tekrar edilmekle bilgilerin unutulmayacağı belirtilir. Bunda sistem 1. Gün 5 tekrar, 2. Gün 4 tekrar, 3. Gün 3 tekrar, 4. Gün 2 tekrar, 5. Gün 1 tekrar kafanız yorulunca evin içinde bir tur atıp tekrar dersin başına oturmak veya geceleri çalışmakta çok önemlidir.

KİTAP OKUMA: Kitaplar ömrü uzatmanın en iyi yoldur. Stres insanın ölüm alarmıdır. Kitaplar bitirilemeyecek kadar çoktur. Bu yüzden en lüzumluları okunmalıdır.

"BİR ŞEYİ BÜTÜN BÜTÜN ELDE EDEMEZSEN, BÜTÜN BÜTÜN TERK ETMEKTE DOĞRU DEĞİLDİR."

Herkes kafasını tetkik etse beyin kompitürüne nice gereksiz, boş bilgilerin yerleştiğini anlayacaktır. Bu bilgiler insan davranışını etkiler. Eğer beyin kompitüründe 60 iyi bilgiler, 40 bozuk bilgiler yerleştirilmişse o insan 60 iyi davranış sergiler. Bazen 40´ı baskı altında tutup sürekli iyi davranabilir.

"BAŞARIYA GİDEN YOL ÇOK ÇALIŞMAKTAN DEĞİL, SİSTEMLİ ÇALIŞMAKTAN GEÇER. "

Önemli olan etkili, planlı olmaktır. Hedef belli olmalıdır. Bu değişik zaman dilimlerine programlanmalıdır. Çalışma masanızın üzerine veya duvara " BU GÜN ÜNİVERSİTEYE HAZIRLIK İÇİN NE KADAR ÇALIŞTIM?" gibi uyarıcı sözler asmalısınız. Yalnız burada şunu dikkat etmeli. Kaldıramayacağı veya yapamayacağı şeyleri program yapmamalı.

GRUP ÇALIŞMASI: En güzeli kollektif çalışmadır. Uygun bir mekanda yapılan karşılıklı çalışmalar verimlidir. Ama kollektif çalışan mekana önceden çalışıp hazırlıklı gelme daha faydalıdır. Beraber çalışmanın ayrı bir zevki vardır.

Fakat arkadaşlarla kaynatmamalı. Söz vermeli. Gürültü patırtı ve tartışmalı ortamlar zihni yorar. Huzur içinde, nazik konuşmalarla, oyalayıcı konuşmalarla Lüzumsuz konuşmalarla harcatanlar nazikçe uyarılmalı.

Yine ders çalışmayı isteyip de çalışmayanlar da kollektif çalışsınlar. Kendilerine yardımcı arkadaş bulsunlar. Bazı arkadaşlar da bunlara yardımcı olsun. En iyi ders çalışanlar, ders verenlerdir.

Grup seçimi önemlidir. Eğer doğru seçim yapılırsa grup baskısı ve sosyal uyum çalışmaya başlamayı kolaylaştır, dikkat kopmalarını azaltır.

İYİ BİR DİNLEYİCİ OLMAK: Not tutma önemlidir.

1-Eğitimin temel şartı olan " aktif katılım´ı" sağlar.

2-Unutmayı önler ( Unutma, eğitimin en büyük düşmanıdır.)

İyi bir dinleyici olmanın temel kuralı iyi not tutmak, iyi not tutmanın yolu da iyi bir dinleyici olmaktır. Dersi derste öğrenebilmek için öğrencinin elinde tek bir fırsat vardır. Söyleneni iyi dinlemek ve not tutmak, bütün duyu organlarını öğretmene tevcih etmek gerekir.

Bir öğrenci okuduğunun 20´sini hatırlar. Önce okur sonra dinlerse 40´ını okur-dinler ve yazarsa 60´ını hatırlar.

TV- MÜZİK - TELEFON vs: Bu gibi uyarıcıların veya başka bir deyişle uyutucuların ortadan kalkması ders çalışma verimini arttırır. Televizyonun düğmesini açmak kolaydır ama kapamak zordur. Önce haberler derken sonra heyecanlı filimler vs. devreye girer. Arada reklamlar derken zihin allak bullak olur. O kafayla çalışarak öğrenilmesi mümkün olan dersler öğrenilmez. Zaman kaybı da olmuş olur.

TEMİZLİK: Ara sıra banyo yapma kan dolaşımını hızlandırır. Zira su vücuda dokununca damarlar genişler. Tıkanmalar önlenir, trafik normale döner. Bazı büyük insanların her gün duş aldığı söylenir.

İnsan vücudunda elektriksel iyonlar mevcuttur. Sinirlerde uyanlar bunlara iletir. Su ise iletkendir. Su ile yapılan temizlikle biriken iyonlar boşaltılır, rahatlama olur. Kaşıntı, kas ağrıları vs. sıcak bir banyo ile geçecektir.

AZ ZAMANDA ÇOK İŞ YAPMA: Öyle alimler vardır, doğumundan ölümüne kadar yazmış olduğu kitap sayfalarını yaşadığı gün sayısına oranlarsak gün başına 50 sayfa düşmektedir. Her sayfa yorumlansa bir cilt tutacak kadar muhtevalı, derin yazılardır. Bizler o eserlerden günde 50 sayfa okursak başımız zonklar.

Ders çalışmada orijinallik önemlidir. "MERAK İLMİN HOCASIDIR". Orijinal şeyler daha iyi akılda kalır. Derslerin hafızada kalması için değişik mekanlarda ve değişik şifreler kurarak çalışmak faydalıdır. "NE GÜZELDİR" yerine " NE GÜZEL YAPILMIŞTIR" gözlüğü ile bakma daha verimlidir. Zira birinde piste yarıdan girme öbüründe baştan başlama vardır. Yarıdan giren boşuna koşar, zira baştan kaybetmiştir.

İnsanın en kıymetli şeylerinden biri zamanıdır. Ama tavla oynayan bir kimseye sorsanız: "NE YAPIYORSUNUZ? " der ki: "ZAMAN GEÇİRİYORUZ, VAKİT GEÇMEK BİLMİYOR." Halbuki insan kıymetli şeyleri kolayca vermediği halde o kıymetli vakti nasıl verebiliyor.

YATARAK ÇALIŞMA: Psikolojik olarak yatağı görme veya uzanma insanın uykusunu getirir. Tavsiye edilmeyen bir çalışmadır, yatakta çalışılmaz. İnsan gerekirse kitabın başında uyumalı ama yatağına gitmemekte direnmelidir. Yıllarca başını bir kanepeye dayayıp uzanmadan istirahat edenler vardır. Fakat bir günde 3 cilt kitap bitirmektedirler.

Fakat yatakta iken uyumadan önce uykuya dalarken çitten atlayan koyunları hayal edeceğimize o gün gördüğümüz konuları tekrar etmek faydalı olur.

Psikolojide yapılan araştırmalar göstermiştir ki ders çalışmaktan sonra uyulursa, ders çalıştıktan sonra normal işlere devam etmeye nazaran daha iyi yer ettiği görülmüştür. Uykuda hazmetme süresi olarak psikolojide tespit edilmiştir.

Öğrenci yatmadan önce 10 dk süreyle o gün çalıştığı dersleri tekrarlayarak uykuya geçer ve sabahleyin de bir gece yapmış olduğu 10 dk´lık tekrarı yaparak başlarsa, yaptıklarını korumak açısından çok önemli bir avantaj sağlamış olur.

HIZLI OKUMA: Yavaş okumaktansa biraz süratli okuyup çok tekrar yapmak daha verimlidir. Dudakları kıpırdatarak okumak, okuma hızını düşürür. Tekrarlar kar topuna benzer. Tepeden aşağıya yuvarlandıkça büyür, büyüdükçe hızı artar.

Sevgili öğrenciler;

Şu anda hayatınızın dönüm noktalarından birindesiniz. Bu günlerde yapacağınız çalışmalar; sizin ilerdeki hayatınızda önemli değişiklikler meydana getirebilecektir. Önümüzde üniversite sınavı gibi bir hedef vardır. Bu hedefe doğru adım adım ilerlediğiniz şu günlerde size en çok gerekli olan şeylerden biride çalışmaktır. İyi hazırlanmanız halinde sınavda en iyi sonucu alacak ve durumunuza en uygun yere yerleştirileceksiniz.

Üniversite sınavı (ÖSS) hayatınızda önemli bir barajdır. ÖSS´de soru sayısı fazla olduğundan; bol çalışmayı ve bilgi birikimini gerektirmektedir. Bir sezonluk bir çalışma döneminde sizinle birlikte bir milyonu aşkın kişi aynı çalışmayı yapmaktadır. Bu yarışta ipi göğüsleyenler süreyi en iyi değerlendirip; en fazla bilgi birikimini elde edenler olacaktır. Bilgi birikimi ise çalışma ile elde edilir.

Bu gün çalışma deyince akla hep çok çalışma gelmektedir. Halbuki sonuç alanlar devamlı, dengeli ve etkili çalışma yapanlar olmaktadır. Birçok öğrenci etkili çalışma metodunu bilmediği için çok çalışmış olmasına rağmen yapamamaktan, anlayamamaktan şikayet etmektedir.

II.Seminer; etkili bir çalışmanın nasıl yapılacağını öğrenmek için hazırlanmıştır. Ülkemiz; gelişmekte olan bir ülkedir. Kendini iyi yetiştirmiş insan gücüne ihtiyaç çok fazladır. Sizin etkili çalışmanız yalnız kendinize değil ülkemiz geleceğine de fayda sağlayacaktır. Çevrenizde başarılı olmuş insanlara baktığınızda hepsinin medotlu çalışma sonunda bu hedefe vardığını görebilirsiniz.

1) HEDEFLERİN TESBİTİ
A) HAYATTA GAYENİZ NEDİR?
Üniversiteye hazırlanan bir öğrenci kendine "hayatta gayen nedir?" sorusunu sormalıdır. Toplumumuzda başarılı olmuş olanlarına hepsi gayesini bilen, hedefini belirlemiş kişilerdir. Mevlana "Gayesi olmayanın varlığından şüphe ederim" demiştir. Umutsuzluğun, bezginliğin, yılgınlığın en önemli sebebi hayata bir mana verememe ve hiçbir ideal taşımamadır. Bu durumda olanlar kendilerine güvenini yitirmiş, boş vermişlik duygusu ile hareket eden, hayat boyu huzursuz kimselerdir. Böyleleri kendileri için hayatı işkence haline getirmişlerdir. Çevresindekiler başarıdan başarıya koşarken kendilerinin yerinde saymaları onları rahatsız eder. Huzursuz olurlar ve daima suçu başkalarında ararlar. Bunlarda yakınma zamanla bir hastalık halini alır.

Siz toplumda başarılı bir insan olmayı onlara faydalı olmaktan zevk almayı, seçtiğiniz branşta yükselmeyi düşünmelisiniz. Bu arada başarılarınızdan dolayı kimseye yüksekten bakmamalı, başkalarını ezerek yükselmeye çalışmamalısınız. Ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu insan tipi kendinden çok toplumu düşünen insan tipi olduğunu unutmamalıyız.

Kendi kendinize hayatta gayem nedir? sorusuna tam cevap vermelisiniz.

B) HEDEF TESBİT ETMENİN ÖNEMİ

Bir insanın başarılı olabilmesi için önce hedef belirlemesi, buna inanması ve hedefe varmak için ne yapılması gerekiyorsa yapması lazımdır. Hedefin tesbit edilmesi ona uygun hazırlıkların yapılmasında bir planın çıkarılmasını kolaylaştırır. Hedef belli olmazsa plan çıkarma ve plana uygun çalışma yapma da mümkün değildir.

Hedef nasıl belirlenir?

Bazıları kalabalığın ilerlediği hedefe doğru giderler. Bu yanlıştır. Herkesin kendi durumuna uygun bir hedef olmalıdır. Hedefini kalabalığa göre ayarlayanlar; enerjilerini o hedefe yoğunlaştıramayacağından başarılı olamazlar. Dershanelere devam eden öğrencilerden bir bölümü kalabalığın hedefine yöneldikleri, kendilerinin durumunu dikkate almadan hedef belirledikleri için sene ortasında "Ben bu bölümü yapamıyorum. Başka bölüme geçebilir miyim?" teklifiyle gelmektedirler.

İnsan ilgi alanına bakmalı; nelere ilgi duyuyor, kişilik özellikleri nelere uygun, yetenekleri hangi işleri başarmaya yetiyor. Bunları tespit ettikten sonra üstesinden geleceğine inandığı bir hedefi seçmelidir. İnsan bir işe başlarken ne istediğini bilmeli bu isteği elde etmek için gerekli şartları yerine getirmelidir.

"Hedeflerine ulaşanlar hedefe varmak için mücadele edenlerdir."

C) NİÇİN ÜNİVERSİTEYE GİRMEK İSTİYORSUNUZ?

a) Diploma sahibi olmak için

b) Askerlikte rahat etmek için

c) Kültürlü bir kişilik kazanmak için

d) ........ mesleğini elde etmek için

e) İdeal için

f) Ailem veya çevrem öyle istediği için

g) Kazançlı bir meslek elde etmek için

h) Zevkle çalışacağım tatmin olacağım bir mesleği elde edebilmek için vs.

Üniversite girişinde hedefinizin ne olduğunu belirlemeniz gerekir. Böylece elde etmek istediğiniz sonuca göre bir okulu seçmeniz ve de ona göre hazırlık yapmanız gerekir.

Yukarıdaki seçimlerden bazıları hayattaki başarıyı engelleyecek rasgele seçimlerdir. Siz başarılı olmanızı sağlayacak hedeflere yönelmelisiniz.

D) NİÇİN ............... MESLEĞİNİ SEÇİYORSUNUZ?

a) Kişiliğime uygun olduğu için

b) Yeteneklerim ancak buna elverdiği için

c) Ancak burayı kazanabileceğim için

d) O mesleği sevdiğim için

e) Temiz rahat bir meslek olduğu için

f) İdealime uygun olduğu için

g) Ailem o mesleği istediği için vs.

Meslek seçiminde neye dikkat ediyorsunuz, seçtiğiniz meslek size uygun mu? Kendi durumunuzu araştırıp uygunluğunu tespit ettiniz mi?

Şehir seçiminizi, Okul seçiminizi, Meslek seçiminizi, İlgi alanınızı , Kişilik özelliklerinizi, Yeteneklerinizi, İmkanlarınızı dikkate alarak yaptınız mı?

Bütün bunlar belirlendikten sonra üniversite hazırlıkta hedefiniz tespit edilmiştir. Geriye bu hedefe nasıl ulaşılacağı kalmıştır.

Hedefe ulaşmada da planlama önemlidir.

Sonuç:

Yukarıdaki bölümde anlatılanlar gösteriyor ki hedef tespiti çok önemlidir.

Başarılı olanlar hedeflerine tespit ettikleri süre içinde ulaşanlardır. Başarı hedefi belirleme ve bu hedefe dönük plan yapma ile elde edilebilir.

Herkes hedefine ulaşamaz. Ancak hedefine ulaşanların tamamı hedefleri doğrultusunda gayret gösterenler arasından çıkar. Hedefin kalabalığın gittiği doğrultuda değil sizin durumunuza uygun olması düşünülmelidir.

Hedef belirlerken kendinize;

-10 sene sonra nerede olmak istiyorum?

-5 sene sonra nerede olmak istiyorum?

-1 sene sonra nerede olmak istiyorum?

Sorularını sormalı ve zamanı daha da yakınlaştırıp uzun zaman dilimi ve kısa zaman dilimi için hedef seçmelisiniz.

Hedefiniz sizi çalışmaya motive eder.

Hedeflere o uğurda düzenli gayret gösterilirse ulaşılabilir.

Her gün hedef istikametinde bir adım atın. Adımın küçük olması sizi ümitsizliğe sevk etmesin.

2. DÜZENLİ ÇALIŞMA İÇİN PLAN YAPMALI
A) PLAN YAPMA
"Bütün başarılarımı işlerimi vaktinde yapmama borçluyum." ( Nelson)

Plan yapma geleceğini bu günden hazırlama demektir. Plan yapma zamanın kullanılmasında israfı önler. Hayatı verimli hale getirir.

Örnek :

- Plan yaparken hedefinize dikkat edin. Ne olmak istiyordunuz ?

- Mülkiyeli

- Mülkiyeli olmak için hangi okulu kazanmalısınız?

- Siyasal Bilgiler Fakültesi

- Siyasal Bilgiler Fakültesi kaç puanla ve hangi puan türüyle öğrenci alıyor?

- ............. puanıyla ve sosyal puanıyla öğrenci alıyor

- ............. puan almak için hangi derlere çalışmanız gerekiyor?

- Matematik, Türkçe, Sosyal Bilgiler derslerine çalışmalıyım.

- Matematikten kaç? Türkçe´den kaç? Sosyal Bilgilerden kaç? Net bıraktınız?

- Hangi konularda hazırlıklarınız yeterli? Hangi konularda vasat? Hangi konularda hazırlığınız yok? Bunları belirleyerek planınızı yapmalısınız.

Mesela: Siyasal Bilgiler Fakültesine girmek için matematikten en az ............ soru yapmam gerekiyor. Bu kadar soruyu yapabilmek için de .......................... konularından hazırlıklarını tamamlamalı, bu konulardan ..................., .............. ,..................... kitapları incelenmeli ve örnek soruları çözmeli .................. kitapları bitirmeliyim.

Türkçeden; ÖYS sınavlarında en az ......... net soru yapmalıyım. Bu neti yapabilmek için ...............,...........,........... kitaplarını ............... tarihine kadar bitirmeliyim. Türkçe ( düşünme) yeteneğimi geliştirmek için ...........,.........,......... kitaplarını okumalıyım.

Sosyal Bilgilerden; ÖYS sınavlarında en az ..... net soru yapmalıyım. Bu neti yapabilmek için ................,..............,........... kitaplarını .................. tarihine kadar bitirmeli dersanede dağıtılan fasikül ve testleri ........................ tarihine kadar çözmeliyim.

Bütün bunlar belirlendikten sonra sıra senelik, aylık, haftalık ve günlük planların çıkarılmasına gelmiştir.

Bir sene sonra ........ kitapları bitmiş olacak ÖSS denemelerinden ........ kadar puan alacak ve Siyasal Bilgiler Fakültesini kazanma şansımı zorlayacağım.

Bir ay sonra ............ kitaplarını ve ........... konularını bitirmiş olacağım.

Bir hafta sonra ............ kitabının ............. sayfasına gelecek ......... konuları bitirmiş olacağım.

Bundan sonra iş günlük plan yapmaya ve de aldığınız çalışmaları günlük dilimlere bölmeye gelmiştir.

Daha sonra bu çalışmayı günün hangi saatlerinde yapacaksınız. Bir plan yaparak yerleştiriniz.

Bütün bu çalışmalardan sonra günlük, 1 haftalık, 1 aylık 1 yıllık hedefleriniz belirlenmiş bu hedefe uygun planlar yapılmış olur.

Bundan sonra iş planı uygulamaya kalmıştır.

Yaptığınız plana mutlaka uymalısınız. Çünkü planınızda yapacağınız her değişiklik sizi yeni değişiklikler yapmaya zorlayacaktır. Planınızı uygulamanızı engelleyecektir. Devamlı kendinize yeni mazeretler bulmaya başlarsınız.

- Bugün Pazar biraz dinleneyim nasıl olsa vaktim çok.

- Şu televizyon filmini de seyredeyim sonra çalışırım.

- Bugün ......... takımın maçı var onu seyredeyim planımı yarın uygularım.

- Arkadaşlarım gelmiş, onları kırmamalıyım, onlarla beraber çıkmalı sonra çalışmalıyım.

- Şu anda yoldan geldim yorgunum dinleneyim sonra çalışırım.

- Misafirlerimiz var onlara karşı ayıp olmasın .............. gibi bahanelerle devamlı planınız aksayacaktır.

B) SENELİK PLAN

Senelik plan yapabilmeniz için elinize büyük boy bir takvim almalısınız.

Takvim üzerinde çalışmaya zaman ayıramayacağınız günleri belirlemelisiniz. ( Bayram günleri, özel programların olacağı günler) Takvimde akşama kadar müsait olduğunuz öğleden sonra müsait olduğunuz günleri tespit etmelisiniz.

Takvimdeki günleri aylık dilimlere bölün, her ay çalışma için ne kadar vakit ayırmanız gerektiğini tespit edin. Bunu haftalık dilimlere ayırmış bir takvim bulunmaktadır.

Bir sene sonraki hedefiniz belli idi. Burayı kazanmak için çalışmanız gereken kitapların, testlerin bir öğretmen yardımıyla veya kendiniz çıkarınız.

Bu listeyi çıkarırken hedef olarak seçtiğiniz şeyler. Bir senelik ne ise onları düşünmeli önem derecesine göre o işleri senelik planda ele almalısınız.

Okulu bitirmeniz için gerekli çalışmalarınız çıkarılmalı varsa yabancı dil kursunuz için gerekli çalışmalar tespit edilmeli ve bu çalışmaların seneye, haftaya, güne göre dağılımları yapılmalıdır.

C) AYLIK PLAN

Bir senelik hedefinizi belirlediniz. Takvimde çalışmaya zaman ayıramayacağınız günleri tespit ettiniz. Onun dışında kalan günleri aylık dilimlere ayırdınız.

Şimdi de çalışmanız gereken şeyleri aylık parçalara ayırınız. Her bir dersten, bir konudan, her bir kitaptan, okul derslerinden, yabancı dil çalışmalarından yapmanız gerekenleri aylık parçalara ayırınız. Her bir parça ya düşen konuları takvimiz ine işleyiniz.

Her ayın bitiminde planınızı ne kadar uyguladığınızı kontrol ediniz. Diğer aya sarkma olmamasına özen gösteriniz. Sarkma varsa planınızda yapmanız gereken küçük değişiklikleri yapınız.

D) HAFTALIK PLAN

Aylık planda bu ay yapmanız gerekenleri ele alın ve haftalık dilimlere bölünüz. Bu ayırma işlemini yaparken çalışma yapamayacağınız günleri dikkate alarak mümkün mertebe gerçek bir plan yapmaya çalışınız.

Boş olduğunuz günleri, özel yazılarınızın olduğu diğer işlere bakamayacağınız günleri dikkate alarak mümkün mertebe gerçek plan yapmaya çalışınız.

Artık elinizde bir hafta boyunca kullanabileceğiniz zaman ve yapmanız gereken işler vardır. Bunların istediğiniz gibi günlere dağılımını yapabilirsiz.

Çalışma yaptığınız haftalarda planınızda sarkma varsa bir sonraki haftadaki planınızı o sarkmayı telafi edecek şekilde ayarlamalısınız.

E) GÜNLÜK PLAN

"Sebat et genç dostum sebat et damlaya damlaya göl olur. Aynı noktaya düşen damlacıklar zamanlar mermeri deler." ( Ali Fuat BAŞGİL)

Bazı öğrenciler bir günde yapılacak çalışma önümdeki işler için ne işe yarar? Yapılacak bu kadar iş şu kadar çalışmayla hallolur mu? diye düşünürler. Halbuki her gün yapılacak az çalışma önünüze bir sene sonunda dağ gibi bir çalışmayı çıkaracaktır.

Günlük plan yapılırken uyku saatinizi, uykudan kalkış saatinizi, okulda, yollarda, eğlenme, dinlenme, gezme ve sporla geçecek süreyi, TV seyrederken geçecek süreyi, yemek için ayrılan süreleri, okul dersleri için, üniversite hazırlık için ayıracağınız süreyi tam olarak belirlemelisiniz.

Yukarıdaki saydığımız işleri planlarken, hedefinizi dikkate alıp öncelik sırasına göre işleri sıraya dizmelisiniz. Hedefiniz Hukuk Fakültesi girmek ise ve bunu kazanmanız için her gün en az 2 saat süre ile çalışmanız gerekiyorsa; planınızda mutlaka o süreyi ayırmış olmalısınız.

Günlük plan çıkarırken 1 yıllık, 1 aylık, 1 haftalık hedefler belirlenmiş olmalı. O hedefe uygun olarak 1 güne düşen çalışma miktarı bilinmelidir.

Haftalık hedefinizde belirlenmiş olmalıdır.

Haftalık hedefinizde belirttiğiniz şeyleri günlük dilimlere bölünüz.

Öncelik sırasına göre dizdiğiniz işleriniz için günlük planda ayırmanız gereken süreleri tespit ediniz ve haftalık hedefe uygun olarak günlük planınıza yerleştiriniz.

Ders çalışma saatlerinizi mümkün mertebe yorgun olmayacağınız saatlere denk getirmeye çalışınız.

Günlük Plan Yapma

Plan yaparken dersinizin olmadığı boş bir günü seçti iseniz. O gün yapmanız gereken şeyleri alt alta yazınız.

- Üniversiteye hazırlanmak

- İngilizce dersine hazırlanmak

- Fizik yazılısına çalışmak

- Gazete okumak

- Basketbol oynamak

- TV seyretmek

- Dinlenmek

Bu yapmak istediğiniz şeyleri önem derecesine göre sıralayınız. Her biri için ayırmanız gereken zamanı belirleyiniz. Bu işlerin hepsini aynı güne sığdıramıyorsanız, hedeflerinize uygun çalışmaları ele alıp daha az etkili olanları elemelisiniz.

Bazıları bugün TV seyretmeyi tercih eder. Çünkü takımının bugün maçı vardır. Bazıları gazetede takip ettiği diziyi mutlaka okumak ister. Bazıları için yazılı önemlidir. Çünkü kurtarma yazılısıdır. Öyleyse bir işin önemi konusunda kararı kendiniz vermelisiniz. Bu hedeflerinizle çatışmamalıdır.

Günlük Planı Aksatan Faktörler

1. Televizyon Bağımlılığı

2. Spor bağımlılığı

3. Kıramadığınız arkadaşlarınız

4. Aileniz

5. Ders çalışmaya oturamamak

6. Misafirleriniz

"Bir günde bir zamanda yapman gereken işi ertesi güne bırakma. Her günün işi kendine yeter." ( Ali Fuat BAŞGİL)

F) PLANIN AKSAMASINI NASIL ÖNLEYEBİLİRSİNİZ?

1. Televizyon Bağımlılığı:

Bu bağımlılıktan kurtulmak için iradenizi zorlamalısınız. Televizyon seyretmeden duramıyorsanız günlük planınızı yapmadan önce televizyon programlarını gözden geçirin. Mutlaka izlemeniz gerekenler ( Çok önemli bir haber programı gibi) varsa onları tespit edin ve yalnızca o programı seyredip kalkın.

Program bitiminde sizi uyaracak bir yol bulun.

( Mesela: Televizyonun üstünde günlük programı asın, ailenizin sizi uyarmasını isteyin, çalar saati program bitimine ayarlayın vs)

Eğer seyredeceğiniz çok kısa ise ayakta seyredip program bitince oradan uzaklaşın. Mutlaka izlemeniz gereken programları günlük planınızda öyle ayarlayın ki; Ders çalışmaktan yorulduğunuz , dinlenme ihtiyacı hissettiğiniz saatlere rastlasın.

Böylece televizyon seyretmeyi çalışmanıza karşılık kendi kendinize verdiğinizi bir ücret haline getirin.

2. Spor Bağımlılığı:

Spora merakınız olabilir. Ancak bu merak sizin programınızı aksatmamalıdır. Programınız aksıyor ise bu konuda aşağıdaki tedbirleri almalısınız.

Eğer kendiniz spor yapıyorsanız spor yapma saatlerinizi yorulduğunuz vakitlere göre ayarlayınız. Ders çalışmadan yorulup ara verdiğinizde gevşemeyi sağlamak için sporu kendinize ödül olarak veriniz.

Spor yaparken aşırı yorgunluk ders çalışmanızı engelliyeceği için aşırıya kaçmamalısınız.

Spora ayırdığınız vakti planınızda mutlaka belirtiniz.

Kendiniz yapmayıp seyirci olarak radyo ve TV´den izliyorsanız izleme saatlerinizin dinlenme saatlerinize rastlamasına özen gösteriniz.

3. Kıramadığınız Arkadaşlarınız:

Öğrencilerin planlarını en çok zorlayan konu kıramayacakları arkadaşların davetleridir. O arkadaşlarınıza karşı hayır diyemediklerinden yakınırlar.

Bu problemi çözmek de yine öğrencinin elindedir.

Eğer arkadaşlarını kaybetmek istemiyorsa onlarla beraber olacağı zamanı önceden belirleyip kendi onları davet etmelidir. Böylece hem onları memnun eder. Hem de planınızı bozmamış olur. Arkadaşlarınızla beraber olacak kadar planımda boşluk yok diyorsanız. O zaman birkaç günlük boşlukları bir araya getirip belli bir güne yığarak arkadaşlarınıza randevu verebilirsiniz.

Ayrıca arkadaşlarınızın hepsine planlı hareket ettiğinizi kabul ettirmeli ve rastgele anlarda çağırmamalarını nazikçe sağlamalısınız.

Ortak ders çalışacağınız bir arkadaş grubunuz olması en iyi durumdur. Onlarla beraber bir evde veya dersanede ders çalışma hem çalışma hem dinlenme adına iyi bir gelişmedir.

Zaman zaman size ikram yapıyorum derken anneniz vaktinizi alıyor olabilir. Küçük kardeşiniz sizden kendisi ile ilgilenmenizi isteyebilir.

Bütün aile fertlerini planınızda ısrarlı olduğunuzu kırmadan inandırmalısınız. İlk günler sizi yadırgayabilirler. İyi yapıyorum derken size zarar verdiklerinin farkında değillerdir. Ancak sizin sebat etmeniz halinde size alıştıklarını göreceksiniz.

Israrlarının sizin zararınıza olduğuna onları inandırmalısınız. Yine de onlarla yemekte dinlenme anında ilgilenmeyi oturup sohbet etmeyi ihmal etmemelisiniz.

4. Evinize Gelen Misafirler:

Eğer çok misafir gelen bir aile yapısına sahipseniz günlük planınız sık sık delinebilir. Bu durumda misafirlerle sizin olmamanız halinde aileniz ilgilenebiliyor ise odanızın kapısını kapalı tutup olmadığınız intibasını verebilirsiniz. Çalışmanız bitip de dinlenmeye başlayacağınızda yanlarına çıkarak onları memnun edebilirsiniz.

Bunu yapmanız evinizin durumu için mümkün değil ise, bu durumda çalışmalarınızı evde değil de daha müsait yerlerde, dershanede, arkadaşlarınızın evinde yapabilirsiniz.

5. Ders Çalışmaya Başlayamamak:

Bazı öğrenciler plan yaparken ancak bu planı bir türlü uygulayamazlar. Bunun en büyük sebebi olarak ta ders çalışmaya bir türlü oturamadıklarını söylerler.

Bu durumdakiler genellikle zamanında plan yapmadıkları için yapması gereken işleri yığılmış nereden başlayacaklarını bilemeyenlerdir.

Ancak hiç çalışmamak hiç başlamamak işlerin daha da artmasına sebep olur. Bu sonucu düşünerek az da olsa planlı bir çalışmaya başlamak gerekir.

Bu kadarlık çalışma ile benim derslerim halledilemez demeyin. Her gün yapacağınız azar azar çalışmaların birikip önemli bir sonucu doğuracağını unutmayın.

"Çalışmak için müsait gün ve saat bekleme. Belki her gün ve her saat çalışmanın en müsait zamanıdır." ( Ali Fuat BAŞGİL)

Paylaş Facebook  Paylaş twitter  Paylaş google  Paylaş linkedin
Yayın: 05.11.2015 - Güncelleme: 11.02.2025 10:32 - Görüntülenme: 2836
  Beğen | 0  kişi beğendi